Hayaller Gerçek Olsa

Hepimizin hayalleri var, çeşit çeşit, zaman içinde kimi gerçekleşen, kiminin hiç bir zaman gerçek olmayacağını bildiğimiz ama yine de gönlümüzce sevdiğimiz ve bizi yaşama bağlayan…

Peki hiç düşündünüz mü neden hep pahalı şeylerin hayalini kurarız, neden konu çoğunlukla paranın gücü ile orantılı olarak gelişir?
Bu hafta sonu bu konu aklıma takıldı.Neden pahalı şeylerin hayalini kurarız, ya da hayal edilen şeyler pahalı mı olmak zorundadır?

Büyük bahçe içinde bir ev, son model bir araba, Hawai’de tatil, hayal gücü geniş olanlar için yatla gidilen bir tatil, Tibette meditasyon ( evde etkisi az oluyor herhalde ), ve daha çok çeşitlisi var tabii ki. Şimdi diyeceksiniz ki, hayal bu, mantığı olmaz ki, evet haklısınız ama illa ki paranın başrolde olduğu pahalı bir hayal mi olmalı??? Pahalı bir şeyi hayal etmeyince hayalin başarı oranı mı düşüyor; bu konuda gizliden bir rekabet mi var?

Cumartesi günü Ayla ile biraz baharın güzel yüzünü görelim istedik ve sabah erkenden Akçakese Ağaçevlere gidip biraz toprağa, kuma ve eğer rastlarsak güneşe merhaba diyelim dedik ve kendimizi Şile yolunda bulduk. Yolun hemen başında çeşitli “city” ler karşımıza çıkmaya başladı; inşa edilen, bitmiş, taşınılmış, çeşitli güzellikleri içinde barındırdığı büyük pano reklamlarda devamlı hatırlatılan minik rüya şehirler..

Buralarda oturan arkadaşlarım var, oturmayı çok isteyen ve en büyük hayali olarak anlatan arkadaşlarım da. Bu yerleşimlerde oturmayı büyük bir ayrıcalık gören arkadaşlarımı hiç saymıyorum.

Sonuçta tanıdığım pek çok insanın hayalinde bu evler var. Herkesin kendince de bu hayalini haklı çıkartacak sebepleri, yeşil alanı, havuzu, güvenliği, cafesi ve daha nicesi var…

Aslında bence hayallerin bir sebebi olmamalı, hayal zaten bir sebep sonuç ilişkisine sığdırılamadığı için güzeldir, ve bizi o an mutlu ettiğini, nefes aldırdığını bildiğimiz için…

Bu yerleşimlerdeki evler pahalı, dolar euro cinsinden satılıyorlar ve size bir yaşam biçimi vaadediyorlar. Pek çok güzelliği ve konforu sundukları gerçek, ama yine de hayal etmek için tek etken bu sunulanlar mı olmalı?

Benim hayalimde her zaman küçük bir teras katı olmuştur. Açık bir mutfağı olan ( o da terasa açılacak.), salondan bir kaç basamakla yatak odasına çıkılan ve her tarafı tamamen cam ile çevrili, rüzgarda uçuşan tüllerim, sevdiğim cam güzellerimi ve illa ki minik çam ağacımı sulayacağım toprak saksılarım, geniş bir kütüphanem ve gül desenli porselen çay fincanlarım…

Evin nerede olduğu hiç önemli değil, küçük bir mahallede 2-3 katlı evlerin arasında olabilir, yoğun bir iş merkezinin içinde de…

Sadece küçük ve sıcak olması, içeriden birbirine karışan kahve ve gül kokularının gelmesi yeterli…

Bu benim hayalim, gerçek olup olmayacağını bilmiyorum. Sadece yorgun bir iş dönüşü akşamında kanepemde oturduğumda beni dinlendirdiğini, yüzümde küçük de olsa bir gülümseme oluşturduğunu biliyorum.

Bazen evimizdeki küçük ve rahat bir koltuk, penceremizin önünde çiçek açışını beklediğimiz mor menekşemiz, ya da mutfak masamızın üstüne koyduğumuz bir demet mor sümbül hoş bir mutluluk anı verebilir.

Akşam iş dönüşü sizi karşılayan aydınlık bir giriş, yanan kokulu bir mum, çay sehpanızın üstünde sevdiğiniz bir kitap, kanepenizde sizinle birlikte oturan kediniz ve daha pek çok minik detay sizi hayal ötesine taşıyabilir.

Hayallerinizle başbaşa keyifli bir hafta dileklerimle

Sevgiyle kalın…

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir